ÜNİVERSİTE HAYATINI HEM GEZEREK HEM ÖĞRENEREK GEÇİRMENİN YOLLARI

ÜNİVERSİTE HAYATINI HEM GEZEREK HEM ÖĞRENEREK GEÇİRMENİN YOLLARI

ÜNİVERSİTE HAYATINI HEM GEZEREK HEM ÖĞRENEREK GEÇİRMENİN YOLLARI

Merhaba öğrenci arkadaşlar,

Umarım bu yazıyı çok geç olmadan okumuş olursunuz!

Çünkü bu yazımda üniversite okuduğunuz esnada hem kendinizi nasıl geliştirirsiniz hem de şehir şehir, ülke ülke nasıl gezersiniz üzerine birkaç ipucu vermeye çalışacağım.

Yazıyı okuduktan sonra sevdiğiniz en az bir kişi ile paylaşmayı unutmayın!

Kural 1: Gönüllü olun

Evet. Çok basit bir tavsiye gibi duruyor. Kabul ediyorum. Ama göründüğü kadar basit değil. Şöyle ki; gönüllü olmanın bin bir çeşit tanımı olduğu gibi, bin bir çeşit de yolu, yöntemi var. Öncelikle burada yazımıza ufak bir ara verin. Gidin kendinize bir çay koyun, bir kahve yapın, ya da balkona çıkıp dışarıya bakın falan. Bu dediklerimden birini yaparken de şunu düşünün.

“Gönüllülük nedir’”

Evet. Bu soruyu kendinize sorun ve gelin.

***

Soruyu sorup, cevabını kafanızda biraz netleştirdiğinizi düşünerek yazıma devam edeceğim fakat öncesinde bu tanımı bir kâğıda yazmanızı isteyeceğim. Sonra da altına bir iki küçük örnek verin. Sizce gönüllülük nedir ve gönüllü olarak neler yapılabilir.

***

Yine size söylediğim şeyi yaptığınızı farz ederek yazıma devam ediyorum.

Ben size birkaç örnek vereyim; gönüllü olarak neler yapabilirsiniz?

- Huzur evinde yaşlılar ile vakit geçirip onları dinleyebilirsiniz, birlikte oyunlar oynarsınız vb.

- Kimsesiz çocuklarla vakit geçirip onlara okuma yazma öğretebilir, yine boş zaman etkinliklerinde birlikte vakit geçirebilir, onların kişisel gelişimine katkıda bulunacak faaliyetler düzenleyebilir ya da derslerine yardımcı olmak adına ödevlerine, derslerine yardımcı olabilirsiniz.

- Gençler ya da arkadaş grubunuz ile bir köye gidip köy okuluna kütüphane yapabilir, okulu boyayabilir, ya da okuldaki ekonomik sorunlarla yüzleşen çocuklar için ihtiyaç listesi yapıp, sonra da bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik kampanya yürütebilirsiniz.

- İyi olduğunuz bir bilginizi, becerinizi, ya da yeteneğinizi başkalarına aktarabilirsiniz. Örneğin: gitar çalmayı öğretebilir, İngilizce öğretebilir, çizim yapmayı öğretebilir, el işi ve geri dönüşüm atölyeleri düzenleyebilir, fotoğraf çekmeyi öğretebilir, kısa film çekmeyi öğretebilirsiniz vb.

- Öğrenmekte olduğunuz bir yeterlilik konusunda birine bir şey öğretirken, aynı zamanda o kişinin de bir yeterliliğini kendiniz öğrenme yolu ile zaman ve yetenek paylaşımı yapabilirsiniz.

- Eski kullanmadığınız kitaplardan başlayarak çevrenizdeki insanların kullanmadıkları kitapları vb. toplayıp, ihtiyacı olanlara ulaştırabilirsiniz. Bir okula kütüphane yapabilirsiniz, ya da var olan bir kütüphaneye bağış yapabilirsiniz.

- Çocuklar ve diğer gençler ile birlikte insan hakları eğitimi ile ilgili faaliyetler tasarlayıp, oyunlar oynayarak hem kendinizi geliştirip hem de diğer gençlerin ve çocukların kendilerini geliştirmelerine katkıda bulunabilirsiniz.

- Yaşadığınız köy, mahalle, ilçe, il ya da ulusal bazda gençler için oluşturulmuş platformlara katılabilir, sesinizi yükseltebilir, haksızlık ya da toplumda gördüğünüz eksikliklerin giderilmesi için sosyal kampanyalar yürütebilirsiniz.

- Okuduğunuz bölüm ya da sevdiğiniz bir hobiniz ile ilgili meslek gruplarına ulaşıp deneyimlerini dinleyebilir, bu deneyimleri diğer gençlerin ve benzer ilgi alanına sahip kişilerin de ulaşabileceği bir mecrada paylaşılmasını sağlayabilirsiniz.

- En olmadı bir sanat, bir spor ya da kendinize has başka bir yöntemle dikkat çekmek istediğiniz konu üzerine çalışmalar yapabilir ve toplumda farkındalık yaratabilirsiniz. Bu herhangi bir konu olabilir: çocuk işçiliği, şiddet, istismar, ayrımcılık, nefret söylemi, hayvan hakları, işsizlik, sosyal medya vb. vb.

***

Gördünüz mü?

Gönüllülük düşündüğünüzden çok öte bir olay!

Üniversite hayatınızda bolca vaktiniz olacak ve bu zamanı gönüllülük yaparak değerli hale getirebilirsiniz. Bugün oturun ve tekrar düşünün. Gönüllülük ne demek? Yapmaktan zevk aldığınız bir tema belirleyin ve çözüm üretmek istediğiniz bir sorun belirleyip; bu ikisini birleştirin. Örneğin çocuk işçiliğine çözüm üretmek istiyorsunuz ve kısa film alanına ilgi duyuyorsunuz. Çocuklar için bir kısa film çekmeye başlamalısınız! Cebinizden telefonu çıkarıp, öz çekim için kullandığınız kamerayı bu iş için kullanabilir, internette bolca bulunan ücretsiz bilgisayar programları ile telif hakkı istemeyen içerikleri bir araya getirip ilk filminizi yapın!

Emin olun, bunu yaptıktan sonra çok daha iyi hissedeceksiniz!

İlk adımı atın: öğrenci kulüplerine üye olun

Eğer bir üniversite öğrencisi iseniz gönüllülük yapabileceğiniz en erişilebilir yapılar öğrenci kulüpleridir. Emin olabilirsiniz ki Türkiye’deki tüm üniversitelerin yönetmeliğinde öğrenci kulüplerinde yer var. Muhtemelen okumakta olduğunuz üniversitede de birçok öğrenci kulübü vardır. Hemen SKS başkanlığına ya da öğrenci kulüplerinin bağlı olduğu birime gidip kulüplerin listelerini ve iletişim bilgilerini alın. Size en uygun olduğunu düşündüğünüz bir ya da birden fazla kulübe üye olarak kolları sıvayabilirsiniz.

Unutmayın! Okulunuzda size hitap ettiğini düşündüğünüz bir kulüp yoksa hemen kendiniz bir kulüp kurmak için sizin gibi düşünen insanlarla oturup bir çay için! Kısa sürede çok işler yapacağınızdan şüpheniz olmasın. Burada edindiğiniz deneyim ve tecrübeyi mezun olduktan sonra emin olun para ile satın alamazsınız.

Ufkunuzu genişletin: gençlik organizasyonlarına dahil olun

Yaşadığınız yerin imkân ve şartlarına bağlı olarak en yakın gençlik organizasyonlarını araştırın. Ülkemiz bakanlığa ait gençlik merkezleri, belediyelere ait gençlik merkezleri ya da bağımsız gençlik dernekleri ve vakıfları ile dolu. Bu araştırmayı yaptığınız zaman burnunuzun dibinde duran birçok kurum keşfedeceksiniz.

Yine söylüyorum! Unutmayın! Eğer ki yaşadığınız yerde size hitap eden bir kuruluş yok ise bu kuruluşu neden siz kurmayasınız? Örneğin dernek kurmak için 7 arkadaş bir araya gelmeniz yeterli. Hemen il dernekler müdürlüğüne gidip işlemlere başlayabilirsiniz. Fakat bu süreç öncesinde internetten çokça araştırma yapıp, daha önce bu işi tecrübe etmiş kişilerle görüşmeyi unutmayın! Dernek vb. kuruluşların kuruluş ve yönetim işleri kolay olduğu kadar önemli ve özen gösteren de bir iştir. Bu sebeple sizi sonra sıkıntıya sokacak teknik, siyasi ya da finansal hatalar yapmayın.

Uzun soluklu koşu: projelerin peşini bırakmayın

Yukarıda bahsettiğim gençlik organizasyonlarının birçoğu yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası projelerin bir şekilde ucundan, kıyısından tutan kuruluşlardır. En kötüsünün bile ilçe merkezindeyseniz il merkezine arada bir gezi yapması oldukça muhtemeldir. Eğer şanslı iseniz bulduğunuz bu kuruluşların ulusal ve uluslararası projeler anlamında geniş bir ağı vardır. Bu projeler sayesinde hem il dışına hem de ülke dışına seyahat etmeniz çok olasıdır. Üstelik çeşitli fon ve kaynaklar ile yürütülen bu projelerin çoğunda masraflarınızın da tamamı karşılanır.

Gözünüzü açın: üniversitenizin sunduğu fırsatların farkında olun

Birçok üniversite öğrencisi okuduğu okulun öğrencilerine sundukları fırsatları keşfedemeden mezun olur. Nereden mi biliyorum? 3 üniversite okudum. Okuduğu üniversite “Proje Ofisi”, “Teknoloji Transfer Ofisi”, “Erasmus Ofisi”, “Avrupa Birliği Ofisi”, “Dış İlişkiler Ofisi”, “Kariyer Merkezi”, “Girişimcilik Merkezi”, “Sürekli Eğitim Merkezi”, vb. birimlerin yerini bile öğrenmeden mezun olan binlerce öğrenci gördüm.

Hemen akıllı telefonunuzu çıkarıp okulunuzdaki var olan idari ve akademik birimleri, merkezleri araştırın. Öğretim elemanlarından, araştırma görevlilerinden, idari personelden ve eski öğrencilerden sorarak Bağdat’ı bulacağınıza şüpheniz olmasın.

En basitinden Erasmus sınavının tarihini öğrenin, yurt dışında bir dönem öğrenim görmek, yurt dışında staj yapmak vb. okulunuzun sunduğu imkanları ve koşullarını öğrenin.

Öğrenciler için ücretsiz sağlanan burs, yemek bursu, eğitim faaliyetleri, geziler, seminer ve organizasyonları öğrenin. Ya da hangi mecralardan takip edebileceğinizi öğrenip abone olun. Böyle bir mecra yoksa, bu mecrayı siz oluşturun! Bu bahsettiğim organizasyonlar yoksa oh ne âlâ! Hemen bu organizasyonları siz yapın! Yukarıdaki gönüllülük örneklerini hatırlayın! Diğer üniversitelerin sosyal medya ve internet sitelerine bakıp örnekleri görün. Emin olan orada bu işleri yapan insanların da sizden bir farkı yok.

Üniversitenizin size ve düzenlediğiniz / düzenleyeceğiniz faaliyetlere ücretsiz sağlayabileceği eğitim salonu, seminer salonu, toplantı salonu, spor salonu, yüzme havuzu, otobüs, ücretsiz yemek vb. imkanları öğrenin. Eğer ki böyle bir oluşum daha önce yoksa, bu yapıyı kurma görevini üstlenin. Rektör ile, dekan ile görüşün. Bölüm başkanınıza sorun. Peşini bırakmayın!

Emin olun, kısa sürede sizi destekleyecek çok fazla açık fikirli insanla buluşacaksınız.

Şikâyet etmeyin: çözümün parçası olun

Bugüne kadar gördüğüm üniversite öğrencilerinin yüzde doksanı belki de şikâyet etmeye kurgulanmış birer robot gibiydiler. Okulda sosyal faaliyet eksikliğinden, bir tiyatro oyunu bile olmamasından, bir kısa film kursu olmamasından, bir fotoğraf kursu olmamasından, bir seminer ya da benzeri etkinlik ile bir siyasetçinin, değerli bir akademisyenin ya da ünlü birinin okula gelmediğinden şikâyet edip dururlar. Ama kimse bu etkinliği organize etmek istemez. Soruyorum size? Siz neden yapmıyorsunuz? Hadi! Nasıl yapacağınızı yukarıda anlattım!

Örnek alın: neler yapabilirsiniz bakalım…

Okumakta olduğu meslek yüksekokulunda hiçbir sosyal faaliyet olmadığını iddia eden bir öğrenci hemen sosyal medya üzerinden bulduğu diğer öğrenciler ve sınıf arkadaşlarından oluşan bir grup ile tiyatro ekibi kurdu. Sonra bu ekip ile iki yıl boyunca yirmi defa sahneye çıkıp oyun sergilediler. Hem de sadece meslek yüksekokulunda değil, belediyenin tiyatro salonunda, itfaiye haftasında birkaç lisede, en yakın devlet tiyatrosu sahnesinde, üniversitenin o şaşalı büyük amfisinde ve öğrencilerin önünde, kantinde, bahar şenliklerinde. Aynı öğrenci boş zamanlarında belediyenin açmış olduğu gençlik merkezinde ekonomik sorunları olan çocuklara Tekvando öğretti ve iki yıllık öğrenim hayatında altmış beş tane siyah kemere ulaşan sporcu öğrenci yetiştirdi. Aynı zamanda üniversitesindeki ödev ve kaynakları bir blog sitesinde topladı, gelecek nesil öğrencilere kaynakça hazırladı. Üç beş arkadaş bir araya gelip kurdukları bir internet radyosunda iki yıl boyunca radyo yayını yaptı, öğrencilere hikâye anlatıcılığı yaptı. Okumakta olduğu küçük belediyenin gençlik meclisini kurdu, gençlere şehir hakkında söz hakkı verilmesini sağladı. Üniversitenin otobüslerinden birini ayarlayıp çocuklar ile yakın illere ve ilçelere gezi düzenledi. Sonraki sene aynı otobüs ile seksen öğrenciyi Çanakkale’ye götürdü. Hayatında ilk defa meclisi ziyaret etti ve milyonlarca insanın görmediği mecliste millet vekilleri ile sohbet edip, öğrencilerin sorunlarını dile getirdi. Üniversite öğrenci konseyini kâğıt üzerinde yapılmaktan kurtardı ve gerçek seçim sistemine geçilmesi için kampanya yürüttü. Üniversite yemekhanesinde akademisyenler ile öğrenciler arasındaki paravanı kaldırdı, akademisyenler ile öğrenciler arasında sosyal ilişkiler kurabileceği akademi kafe konseptini okuluna kazandırdı. Ülkesindeki ulusal gençlik konseylerine öğrenci kulübünü üye yapıp iki yılda dört ulusal toplantıya katıldı ve gençlerin, öğrencilerin sorunlarından bahsetti. Ulusal gençlik konseyinde ülkesini temsilen delege olarak seçildi ve tüm masrafları karşılanarak İtalya’ya gidip ülkesindeki sorunlara çözüm aradı. Tüm bunları iki yılda yaptı.

Peki sen ne bekliyorsun?

Seni engelleyen ne?

Pratik öneriler

Evet bu örnekler üzerinden birçok konuda fikir sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Fakat daha püf noktalara değinmek gerekirse size birkaç pratik öneride de bulunmak isterim.

1- “Erasmus+ Yükseköğretim Öğrenim Hareketliliği” sayesinde bir ya da iki dönem yurt dışında öğrenim görebilirsiniz. Ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencisi olarak bu programa dahil olabilirsiniz. Bu programda yabancı dil zorunluluğu vardır. Üniversitenizin Erasmus ve Dış İlişkiler biriminden konu hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

2- “Erasmus+ Yükseköğretim Staj Hareketliliği” sayesinde 2-12 arasında yurt dışında staj yapabilirsiniz. Üstelik kendi kuruluşunuzu kendiniz de bulabilirsiniz. Yine tüm ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencisi olarak bu programa dahil olabilirsiniz. Tüm masraflarınız Erasmus+ programı tarafından karşılanır. Üniversitenizin Erasmus ve Dış İlişkiler biriminden konu hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

3- “Erasmus+ Avrupa Gönüllü Hizmeti” nedir, öğrenin. Bu program sayesinde 2 hafta ile 12 ay arasında yurt dışına gidip, sosyal çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalışabilirsiniz. Yine tüm masraflarınız Erasmus+ programı tarafından karşılanır. Bu programda yabancı dil zorunluluğu bulunmuyor.

4- “Erasmus+ Gençlik Değişimi Programı” sayesinde 5 ile 21 gün arasında yurt dışına çıkabilir, sosyal bir konu üzerine 16 ile 60 arası gençlik grupları ile spor, kültürel ve eğitimsel faaliyetlere katılabilirsiniz. Yine tüm masraflarınız Erasmus+ programı tarafından karşılanır. Bu programda yabancı dil zorunluluğu bulunmuyor.

5- “Erasmus+ Gençlik Çalışanlarının Hareketliliği” programı ile 2 ile 60 gün arasında yurt dışında gençlik alanında bir eğitim kursuna, bir seminere ya da bir iş gölgeleme ziyaretine katılabilirsiniz. Yine tüm masraflarınız Erasmus+ programı tarafından karşılanır. Bu programda yabancı dil zorunluluğu var. Fakat belgelemek zorunda değilsiniz. İngilizce seviyeniz konuşabilecek seviyede ise yeterli.

6- Ulusal faaliyet yürüten dernek ve vakıfların faaliyetlerini takip edip yürüttükleri yerel, bölgesel ve uluslararası projeleri takip edin. Mesela: Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), Habitat Derneği, Gençlik Çalışmaları Derneği, Ulusal Gençlik Parlamentosu sadece birkaç örnek!

7- Gönüllülük veri tabanlarını ve duyuru sitelerini takip edin. Örneğin: www.vopool.net, www.sivilalan.com, www.stgm.org.tr, www.sivildusun.net, www.ab-ilan.com, www.projepanosu.com, www.e-bursum.com, www.stumedia.net, www.youth.org.tr bu örneklerden sadece bir kaçı!

8- Eurodesk Türkiye isimli Avrupa Birliği Bakanlığı’na ait bir yapı var. Bu yapıya gençler ve Avrupa Fırsatları hakkında tüm sorularınızı e-posta ya da telefon ile sorabilirsiniz. http://eurodesk.ua.gov.tr/

Tüm bu pratik bilgiler size biraz olsun yol göstermek için hazırlanmış örnekler!

Unutmayın, imkanlar gözünüzün önündedir, sadece sizin dönüp onlara bakmanızı isterler.

Bu imkanlar bu yazdıklarımla da sınırlı değildir. Kafanızı kaldırdığınız zaman daha neler göreceksiniz, neler?

Şimdilik benden bu kadar. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazı hakkında geri bildirimlerinizi ya da sormak istediğiniz daha fazla soruları bana mehcetinkaya@gmail.com adresinden eposta atarak sorabilirsiniz.

Mehmet ÇETİNKAYA

Gençlik Çalışmaları Derneği – Yönetim Kurulu Başkanı

Vopool.Net – Kurucu ve Yöneticisi

Mehmet Cetinkaya

About Author

"Whatever You Think, Think the Opposite" -Paul Arden

0 Comments for this blog

You need to sign in to reply this blog. If you are not a member, please sign up first.