Proje Yazıyorum, Bana Örnek Gönderir Misin?

Proje Yazıyorum, Bana Örnek Gönderir Misin?

Merhaba arkadaşlar,

Bu blog yazısını artık yazmak zorunda hissediyorum kendimi :) Çünkü son zamanlarda aldığım o kadar çok mesaj var ki bu konuda, bir açıklama yapmak durumunda hissediyorum kendimi.

Öncelikle sorunuza cevap vererek başlayayım.

"Hayır. Sizinle örnek proje paylaşmam."

Eğer ki bu cevabım size yeterli geldi ve küsüp benimle konuşmayı bırakmak isterseniz bu yazının devamını okumanıza gerek yok. Eğer ki bunun sebebini merak ediyor iseniz yazımı okumaya devam edebilirsiniz.

Buradan sonra anlatacağım şeyleri iyice okursanız bence siz de projenizi yazabilirsiniz.

Öncelikle bana küsüp, irtibatı kesmediğiniz için teşekkür ederim. Aslında bunun için siz de kendinize teşekkür etmelisiniz. Çünkü küsüp gitmek kolaya kaçmaktır ve bu sizin proje yazmak konusunda ne kadar motivasyon eksikliğinizin olduğunu da gösterir.

Evet. Motivasyon eksikliği.

Şimdi konuyu detayları ile ele almanın vakti geldi.

Motivasyon sizi bir işi yapmaya iten ya da çeken sebeptir. Sizin eğer ki böyle bir sebebiniz yoksa ve bunu sadece herkes yapıyor, ben neden yapmıyorum diye yapıyorsanız kusura bakmayın bu sizin işiniz değil. Bırakın bir soruna, bir probleme çözüm arayan insanlar projesini yapsın. Sizin anlamadığınız ya da yaşamadığınız bir probleme çözüm üretmeniz imkansız.

Örnek proje almak demek, sizin sahibi ya da tanığı olmadığınız bir probleme sahip çıkmanız, ona çözüm aramanız demek oluyor. Yani daha önce hiç çocuk işçiliği ile muhatap olmamış, çocukken işçiliğe maruz kalmamış, çevresinde bu tarz bir gündem olmayan, bu alanda hiç gönüllülük yapmamış, o insanlarla tanışmamış, onların dertlerini paylaşmamış, onların yaralarına merhem olmamış birinin çocuk işçiliğine çözüm arayan bir eğitim vermesi bana hiç gerçekçi gelmiyor. Kusura bakmayın da: “Siz kim oluyorsunuz da çocuk işçiliği ile mücadele projesi yapıp, insanlara eğitim veriyorsunuz?”

Lütfen bu söylediğimi yanlış anlamadan oturup bir düşünün. Bu konudaki yetkinliğiniz, yeterliğiniz nedir diye… Eğer ki o konuda söyleyecek bir şeyiniz yoksa, lütfen bir şey söyleyip de ortalığı daha da karıştırmayın.

Ha! Anlıyorum. Bazılarınız bunu para kazanmak için de yapmak istiyor. Bu da bir motivasyon evet. Katılıyorum. Ama bu durumda da hali hazırda yazılmış bir proje üzerinden kimsenin emeğini size bedava vermesini istemeyin. Ayıp!

Geçmiş deneyimler proje yazma, uygulama ya da sizin dediğiniz tabir ile “projecilik” için en önemli altyapıdır. Bir konuda alt yapınız yoksa, profesyonel olmayı da düşünemezsiniz. Yani çırağı olmadığın sanatın ustası da olamazsın. Siz bugüne kadar kaç projede (yazmak istediğiniz türdeki projeden bahsediyorum) gönüllü olarak çalıştınız? Kaç projeye lojistik destek sağladınız? Kaç sivil toplum kuruluşunda toplantıya katıldınız? Kaç tane projede, kaç kişinin hayatına dokundunuz? Ya da daha basit sorularla sorayım :) anlaşılması kolay olsun.

Ben bugüne kadar kaç sivil toplum kuruluşunda çay demlenmesine yardımcı oldunuz? Kaç bardak yıkadınız? Kaç tuvalet temizlediniz? Kaç projede katılımcıları havalimanından karşıladınız? Kaç projede kırtasiye alışverişi yapılmasına yardımcı oldunuz? Kaç sivil toplum kuruluşuna bağışta bulundunuz? Kaç sivil toplum kuruluşunun giderlerine ortak oldunuz? Kaç sivil toplum kuruluşunda bilgi alışverişi yaptınız, bir toplumsal sorunun çözülmesi için kafa patlattınız? (Buraya birçok gönüllülük örneği daha listelenebilir.)

Şimdi hayatında iki tane Erasmus+ Eğitim Kursu projesine katılmış (katılımcı olarak) bir genç olarak eğitim vermek için bir proje yazmak ne kadar mantıklı?

Kendini geliştirmek bu konuda atılacak bir diğer önemli noktalardan biri. Kendini sadece birkaç projeye katılarak geliştireceğini düşünüyorsan çok yanılıyorsun. Proje yazmak istiyorsun. İnternet orada duruyor. Google’da ne kadar araştırma yaptın? Bir proje yazmak için gereken aşamaları öğrendin mi? Problem analizi, ihtiyaç analizi, uygulama örnekleri, bütçe yönetimi, raporlama teknikleri, değerlendirme teknikleri, yaygınlaştırma araçları, sonuçların ve çıktıların kullanılması vb. gibi konulara hiç baktın mı? Bu işlerin nasıl yapıldığını hiç düşündün mü? Onlarca online öğrenme sitesi var. Proje döngüsü yönetimi nedir? En azından bunu öğrenmeyi denedin mi?

Diyelim ki bunların hepsini yaptın. Ya da yapacak yer bulamadın. O zaman birinden örnek proje istemek yerine neden bunları istemeyi denemiyorsun? Arkadaşlar kusura bakmayın da kimse size emek verdiği projeyi örnek olarak vermek zorunda değil. Kaldı ki örnek verilen projeyi sizi tenzih ederek söylüyorum, olduğu gibi kopyalayan, kelimelerin yerini değiştirip aynı şekilde sunup, proje sahibine hiçbir hak ödemeyen, resmen proje hırsızlığı yapan yüzlerce kişi varken piyasada böyle bir şeyi istiyor olmanız bile bence büyük sıkıntı. Ben şahsen örnek verdiğim projelerin olduğu gibi kopyalanması ve ilgili kurumlara gönderilmesi sebebi ile kendi projemin kopya proje olarak elendiğine 8 defa şahit oldum. Düşünebiliyor musunuz? Kendim bir proje yazmışım. Sonra güvenip x kişisine vermişim. O da olduğu gibi kopyalamış ve aynı projeyi aynı kuruma başvurmuş. Başvurduğu kurum intihal programı ile projenin kopya olduğunu tespit etmiş ve benim projemi de onun projesini de değerlendirme dışı bırakmış.

Tabii ki siz benim projemi kopyalayıp almayacaksınız. Buna inanıyorum :) bütün kalbimle!

Ama siz yine de projeyi örnek olarak istemek yerine, önce yukarıda bahsettiğim şeyleri öğrenseniz de, kendi projenizi yazarken takıldığınız yer olursa, o yer hakkında bana soru sorsanız daha memnun olurum.

Yani “şu kısımda ne sorulduğunu anlamadım, bana soruyu anlamama yardımcı olur musun?” diye bir soru geldiği zaman elimden geleni yapmaya hazırım. Ama bana “bu kısımda ne yazacağım, bana yazıp yollar mısın?” şeklinde gelen bir soruya ne cevap vermemi bekliyorsunuz? Sizin ne hakkında proje yazdığınızı bile bilmiyorum.

İşbirliği

Bu da en önemli son konu. Şunu anlamalısınız ki hiçbir iş kendi başınıza yapacak kadar basit değildir. Siz benim bu işi (eğitim kursu düzenleme örneğinden gidelim) yalnız yaptığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Benim şu anda birlikte çalıştığım 10 kişilik bir ekip var. Bu ekipteki herkesin başka bir görevi var. Kimisi projenin içeriğini (problem tanımı, ihtiyaç analizi, vb.) yazarken, kimisi ortakları bulup, online görüşmeler yapıp ortaklara projeyi anlatıyor ve onlardan destek alıyor. Kimisi eğitmenlik yaptığı için eğitim içeriğini hazırlıyor. Kimisi bu eğitim kursunun bağlantılı olabileceği eski çalışmaları araştırıp, eğitim projesini yazarken kaynakça olarak ekibimize sunuyor. Kimisi otel, konaklama, yerel ulaşım, uluslararası seyahatler, havalimanı karşılamaları vb. gibi lojistik işlerle ilgileniyor. Kimisi muhasebe ve banka işleri ile uğraşıyor. Vergi dairesi, noter, sigorta vb. kurumlar ile işleri hallediyor. Kimisi projeyi uygularken çay, kahve, odalardaki problemler, acil durumlarda hastane, polis, jandarma vb. gibi yerinde destekleri veriyor. Kimisi kırtasiye malzemelerinden sorumlu ve eğitmenlere yardımcı oluyor. Kimisi günlük etkinlikleri raporluyor ve gün gün her faaliyetin özetini çıkarıyor. Kimisi sadece fotoğraf, video vb. çekiyor, yaygınlaştırma ve sosyal medya işlerini yürütüyor. Medya ile işbirliği yapıyor. Kimisi projenin final raporu için gerekli pasaport, kimlik, bilet, imza listesi vb listelerle ilgileniyor. Yani bu işlerin hiçbirini ben tek başıma yapmıyorum. Siz de tek başınıza evde oturup bir proje yazmaya karar verirseniz bu yazdıklarımı bir düşünün derim.

Uzun lafın kısası;

Bana tutulmuş balık istemek için gelmeyin :)

Balık tutmayı araştırın, öğrenin. Arkadaşlarınız ile bir araya gelin. Bunun için emek verin.

Balık tutma aşamasında zorluk çektiğiniz bir yer olursa ben size taktik vermeye her zaman hazırım.

Bana örnek proje yolla diye mail adresinizi vermeyin :)

Bana takıldığınız yerleri mail atarak sorun.

NOT: Sadece Erasmus+ Gençlik Projeleri hakkında soru sorarsanız sevinirim.

Mehmet ÇETİNKAYA

mehcetinkaya@gmail.com

Mehmet Cetinkaya

About Author

"Whatever You Think, Think the Opposite" -Paul Arden

0 Comments for this blog

You need to sign in to reply this blog. If you are not a member, please sign up first.