Moldova'da AGH Deneyimi - Blog

Moldova'da AGH Deneyimi - Blog

Merhaba herkese,

Moldova’da yapacağım gönüllüğün varış sonrası eğitimi için Kiev’deydik. Moldova, Belarus ve Ukrayna’da çalışacak diğer arkadaşlarımız ile buluştuk. Açıkçası belki diğer arkadaşlara yardımcı olabileceği düşüncesiyle yol sürecinden de bahsetmek istiyorum. Biz iki kişi Moldova’dan otobüsle Odessa’ya geçip, Odessa’dan trenle Kiev’e hareket ettik. Kiev tren garında diğer arkadaşlarla ve koordinatörümüz Natalie ile buluştuk.  Kısa bir tanışmanın ardından Buzova’ya kamp yerine hareket ettik. Burası buz gibi temiz havasıyla inanılmaz güzellikte, karlar içinde bir kamp alanıydı. İçinde parkıyla, hayvanat bahçesiyle, okulu ve kilisesiyle oldukça büyük bir alan. Daha sonra yeniden buluştuk ve önümüzdeki dört günün nasıl geçeceğini, hangi konular üzerinde konuşacağımızı, ne gibi çalışmalar yapacağımızı öğrendik. Evs üzerine konuşup tartıştık. Benim gibi henüz gönüllük faaliyetini yapacağı ülkeye varıp Varış Sonrası Eğitimi’ne hemen gelmiş kişi sayısı azdı. Bu nedenle arkadaşlar yani bizden daha uzun dönem  -ben altı aylık yapacağım çünkü- oldukları için onların soruları bizden daha fazlaydı. Evs’in süreci ve gelişimine dair gördüğümüz sıkıntı ve sorunlar hakkında konuştuk. Ama sadece Evs’i konuşmadık.

Herhalde hayatımda oynamadığım kadar çok oyun oynamışımdır. Paylaşmak, tahammüllü olmak, organize olmak, konsantrasyon sağlamak gibi ne kadar tanım varsa hepsi oyunların içine yedirilmişti. Her bir oyun başka bir hissiyat. Herhalde beni en çok etkileyen şeylerden biriydi bu. Yeni şeyler öğrendim ve olaylara daha önce bakmadığım taraflarıyla bakabilmeyi.

Biz baya kalabalık bir ekiptik. Hemen her ülkeden insan vardı diyebilirim. Bu kısımdan özellikle bahsetmek istiyorum. Çünkü önemli.  Sonuçta Evs hayatımızda bildiğimiz birçok şey içinden isteyerek seçtiğimiz,  yaşamımız için yepyeni bir sayfa açmasını umduğumuz bir şey.  Açıyor! İnanın bana açıyor.

Şunu getiriyor Evs;  farklı bir ülkede çalışacak olmak, şartlar kenardan köşeden sıkıştırırken bunu başarabilmek zaten işin ayrı bir güzelliği ama asıl olan bunca insanla bir araya geldiğinizde farklı ama bir yanıyla benzer bir yolu gittiğinizi görmek bence. Bu herhalde biraz da böyle zamanlarda tesadüfi olarak karşımıza çıktığı için benzersiz hissettiriyor. Düştüğünüz, kalktığınız, yorulduğunuz, sıkıntıların hiç bitmeyeceğini düşündüğünüz yaşamınızda, yaşamın bir problem olmaktan nasıl çıktığını, çıkabileceğini net bir biçimde görmenizi sağlıyor. En azından bana olan buydu.

Moldova’dan Sevgilerle..                   

Fulya,

Vera Dinkly

About Author

AGH Gönüllüsü

0 Comments for this blog

You need to sign in to reply this blog. If you are not a member, please sign up first.