Kötü Konuşmacının 7 Huyu

Kötü Konuşmacının 7 Huyu

Merhaba,


Biz gençlik çalışanları sürekli olarak bir seminer, eğitim, çalıştay, kurs, panel, forum vb. yerlere konuşmacı olarak giden insanlarız. Hatta hiç biryere konuşmacı olarak gitmesek bile insanlar tarafından sürekli sözü dinlenen birer liderleriz. En önemlisi de gençler ile çalışmaktayız ve bu sebeple konuştuğumuz her söze dikkat etmemiz gerekmektedir.


Uzun zamandır gençlik çalışanlarının, gençlik liderlerinin ve proje koordinatörlerinin gönüllü ve katılımcılar ile iletişimini yakından izlemekteyim. Bir çok kırıcı, aşağılayıcı, yargılayıcı vb. gibi hatalar ile iletişime kuran kişiler gözüme çarpmakta ve konuşmaları da kulağımı tırmalamaktaydı.


Bu sebeple bulduğum bu güzel kaynağı Türkçe’ye çevirerek bir farkındalık yaratabileceğimi düşündüm. Umarım öz değerlendirme yapar ve konuşmacı olduğumuz yerlerde ya da insanların bizi dinlediği her yerde daha sevilen bir söz sahibi oluruz.


İnsanlar hakkında kötü dedikodu yapmak zincir etkisi yapar. Yani dedikodu ile anılmaya başlandığınız andan itibaren kötü bir izlenim oluşturursunuz ve uzun vadede insanlara kendiniz hakkında dedikodu yapılması için de koz vermiş olursunuz.


Eğer konuşmanızı başkalarını yargılamak ile doldurursanız, konuştuğunuz kişinin de kendisini yargılamasına sebebiyet verirsiniz. Bu da konuştuğunuz kişinin size karşı açık olmasını engelleyecek bir durum olacaktır. Sizin onu da yargılayacağınızı düşünerek sizinle olan iletişimini kısmen ya da tamamen kapatacaktır.


İyimser bir tavra sahip olduğunuz zaman insanlar sizinle konuşmaktan daha fazla zevk alır ve iyimserlik sağlığınız için de iyidir.


Şikayet etmek çok kolay huy haline gelir ve siz bunun farkına varana kadar insanlar sizin hakkında hava durumu hakkında, haberler hakkında, işiniz hakkında ve geri kalan her şey hakkında şikayet eden bir mızmız olduğunuzu düşünmeye başlarlar. Buna da tıbben “Sefalet Virüsü” denir.


Bazıları başarısız olunca kendileri dışında kalan herkesi ve her şeyi başarısızlığın suçu olarak görür ve yansıtırlar. Eğer ki insanlar küçük ve büyük bahanelerin sürekliliğini farkederse; suçu artık sizde aramaya başlarlar ve gerçekten suçsuz olsanız bile yaptığınız işlerde sorumsuz davrandığınızı düşünürler.


Abartmak sözlediğimiz şeylerin bir süre sonra değerini kaybetmesine sebep olur. Hikayelere peri masalları eklemek ve abartmak biraz kültürden gelen bir olgu olsa da, abartmak bir tür yalandır ve insanlar yalan duymaktan pek hoşlanmazlar.


Görüşler, inançlar ve gerçeklerin çelişmesi tehlikelidir. Hiç kimse gerçek olabileceği düşünülern inanç ve görüşler ile bombardımana tutulmaktan hoşlanmaz.Bu sebeple gerçek olduğunu, kanıtlanabilir olduğunu bilmediğiniz inanç ve görüşler ile insanları sıkboğaz etmeyin.

Ahmet Doğan

About Author

Ahmet Doğan

0 Comments for this blog

You need to sign in to reply this blog. If you are not a member, please sign up first.