Gönüllülüğe Profesyonel Bakış

Gönüllülüğe Profesyonel Bakış

"Gönüllülük; Gönlünce Çalışmak Değil, İşini Profesyonel Olarak İcra Etmektir..!"

-Abi dur icat çıkarma gözünü sevim…

+Dur hele iki çift lafım var …

İkimizin de bildiğin gibi gönüllülüğün toplum ve STK’lar tarafından bilinen en genel tanımına baktığımızda ; Bulunduğu toplulukta herhangi bir işi, grup ya da bireysel olarak, hiçbir ücret ya da kazanç talebi olmaksızın çalışılmasıdır. Bu konuda hemfikiriz değil mi ?

Yani aslında bakarsan bir işi yapmak için hiçbir yükümlülüğünüz olmamasına rağmen içten gelen bir istek ile karşı tarafa pozitif bir etki katabilmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalar, bir nevi başkalarını mutlu etmenin en büyük mutluluk olduğunu fark etmektir gönüllülük. =)

Hadi içinden geçen o “Sadede Gel” diyen sese kulak verip asıl mevzuuya girelim…

Okumuş olduğun bu yazıya başlarken en başta bir ifade göreceksin.  Senin için bir şeyler çağrıştırıyor olması lazım =)

Bu yazımızda irdeleyeceğimiz konu; yukarıda bahsettiğimiz senin, benim ve genel olarak bilinen “Gönüllülük” sıfatının perde arkasını konuşalım biraz… (Bu arada çay demli olsun…)

Her ne kadar perdenin önünde görünen ve aslında gönüllülükte esas olması gerektiğini savunduğumuz şey “Amatör Ruh” olsa da şahsen bu konunun perde arkası olayını belki seninle biraz farklı düşünüyor olabiliriz.

Şimdi ; Gönüllülük çalışmalarında işin içindeyken her ne kadar amatör ruh ve heyecanla faaliyeti  icra ediyor olsan da, gerçekleştirdiğin o faaliyetinde aynı zamanda profesyonel olmalısın diye düşünüyorum.

Nasıl yani mi ?

Şimdi şöyle;

Gerçekten de günümüzde bir çok projede şahit olduğum olay hemen hemen şu şekilde gerçekleşmektedir ki belki de sana da tanıdık gelecek ;

3-4 Günlük eğitimini 5* en kral hotellerde her şey dahil ücretsiz olarak al… Ki bu iyi hoş ve hatta güzel de yoldan geçen adama desen ki “Gel kardeşim 3-4 gün 5* Hotelde masrafların gidiş geliş de dahil olmak üzere benden. Sen sadece otur dinle” Her bahsine varım gelecektir. E hal böyle iken seninle onun arasında bir fark olmalı. Hadi neyse bir şekilde gittin eğitime dahil oldun. 3 günün sonunda dolu dolu eğitimi aldın. (Öyle her eğitime de dahil olunmaz ki onu da ileriki çaylara saklıyorum konuşacağız…)


Nerde kaldık ? Ha eğitimi aldın. Evine/İşine döndün … Hadi biraz sorumluluk bilincin de varsa ayıp olmasın vs gibisinden bi 50 kişiye aldığın eğitimi aktardın yani yaygınlaştırdın. Facebook profiline de A derneğinde B eğitmeni yazdın. Hatta gittin bunu CV ne yazdın =) Sonra  ... ? Sonra mı ? Ne sonrası abi ya ? Bitti ya la o iş … Gittik Eğitimi Aldık, Yaygınlaştırdık ve Bitti İşte … Daha ne bekliyorsun ki diyen var ya … Hah işte benim parmak basmak istediğim konu tam da bu işte … 
(Kaşlarını çattıysan bu sen de olabilirsin ha demedi deme )

Gönül verdiğin herhangi bir işe, projeye, eğitime ya da her neyse işte ona bir şeyler katmaya çalışmalısın diye düşünüyorum. Her gönüllülük faaliyetine ayrı ve özel hazırlanmaya gayret etmelisin. “Nasıl olsa eğitimini aldık orada anlatılanlar yeterli” şeklinde düşüncelerle sahaya çıkmak yerine; “Daha iyi ve hatta en iyi şekilde nasıl aktarabilirim” sorusunun cevabına çalış ki; sahada amatör ruh ile çalışarak mutlu olduğun eğitim ya da projeyi içinden profesyonel olarak icra et. Bu arada Profesyonelliğini  de karşı tarafa çaktırma =) İkimiz de biliyoruz ki değerli katılımcımız biraz daha fazla mutlu olursa bizler onlardan çok daha fazlasıyla mutlu oluyoruz.

İşin özü Kısaca ;

Gönüllülük faaliyetlerini ircaa eden dostlardan bazıları, sanıyorum ki taşıdıkları sıfatlarında yer alan “Gönüllü” ibaresinden dolayı kafasına estiği zaman gerçekleştirebileceği, kendilerini o alanda geliştirmeye gerek görmeyip anlatılanları yeterli görerek ve hatta ve hatta son zamanlarda karşılaşıp yine karşı çıktığım 2-3 hatta biraz daha abartalım 4 projenin eğitmenliğini almış ve  4 ünü de aynı anda götürmeye çalışan çok değerli gönüllü arkadaşlarımız var =)

Onlar da bu yazıyı okuduklarında bana kızmak yerine şöyle bir objektif olarak düşünürlerse belki de hak verirler…

Sevgili dostlarımız gönüllülüğü gelişigüzel bir faaliyet zannediyorlar olabilirler…                       

Yukarıda konuştuğumuz gibi, tamam gönüllülük adı altında gerçekleştirdiğin 1 faaliyetin olur hadi neyse 2 olur onları elinden gelenin fazlasıyla geliştirir “Bu iş benden sorulur” Aşamasına gelir de zirvede bırakıp diğer projeye adım atarak yeni bir sayfa açıyorsan dur çayını ben doldurayım derim. Alnından öperim seni, olması gereken budur diyerekten.

Onun dışında ciddi bir gerçek de şu ki; hani sen CV’ne yazıyorsun ya A derneğinde B eğitmeni diye, tabi ki yaz bu en büyük hakkın hatta profesyonel iş hayatına geçerken rakiplerinden birkaç adım önde olacağını söylemeye gerek bile yok, zira mülakatlarda artık iş verenler ve İK lar, STK çalışmalarına ve gönüllülük faaliyetlerine büyük önem verdikleri bilinen bir gerçek.

Gerçekten de ekip çalışmasına yatkın, saha deneyimi olan, geçmişini boş değerlendirmemiş, sahne ve hitabet sanatı düzgün,kriz yönetimi konusuna hakim, katılımcılara bir şeyler aktarabilen insanları yani sen, yani ben, yani kısaca STK alanında çalışan tüm gönüllü dostlar bir kaç adım önde olsak da seni temin ederim ki onların da gerçekten değerlendirmeye aldıkları durum şu ;
Gönüllü olarak katıldığın ya da aldığın 20 tane X projesinde ki eğitmenliğinden ziyade, bir projeye katılımın sonrasında ilgili projede neler yaptığındır.  Projeyi ileri aşamalara taşımak için sağladığın katkıların neler olduğu, Nerelere ulaştırdığın ve ne kadar yaygınlaştırdığın, Bunları yaparken kendine gerçekten neler katabildiğin… Katılımcılarına gerçekten neler verebildiğin gibi daha bir çok ciddi sorularla karşı karşıya kalacaksın. O yüzden biraz düşünmende fayda var =)
(Bu konuda üst düzey patron ve İK larıyla birkaç röportajımızı yakında semaver çayı eşliğinde okuyor olacağız… )

Son olarak toparlamak gerekirse yine en başta konuştuğumuz konuya geliyoruz. Gönüllü olman harika bir şey inan bana. Hatta seni temin ederim dünyada karşı taraftan gelecek pozitif  bir tebessüm karşılığında, dünyaları sana verecek başka hiçbir iş yok =)

Ama işte yukarıda da ilk çaydan itibaren konuştuğumuz gibi bir işi yapmış olmak için yapmak sana gerçekten bir şey kazandırmıyor. Hani derler ya 10 tane 10 kuruş da 1 Lira eder, 2 tane 50 kuruş da 1 Lira ederken, tek başına 1 Lira da 1 Lira Eder. İşte Tam da o mesele  =)

Seçim senin.

"Gönüllülük; Gönlünce Çalışmak Değil, İşini Profesyonel Olarak İcra Etmektir..!"

(Biraz Düşünmen Temennisiyle…)

=)

Envercan Yüksel

About Author

Envercan Yüksel

0 Comments for this blog

You need to sign in to reply this blog. If you are not a member, please sign up first.